× İlan! CAN YOU CREATE a QUESTION FOR ENGLISH EXAMS.WE ARE LOOKING FOR QUESTION CREATER. FOR MORE INFORMATION CLICK HERE.

KÜRESELLEŞME

KÜRESELLEŞME

Küreselleşmenin Tanımı

Küreselleşme birçok alanı etkilemesinden, çok boyutlu olmasından dolayı dolayı tek bir tanımla anlatılamayacak bir kavramdır. Bu yüzdendir ki literatürde bir birinden farklı birçok tanım bulunabilir. Bu tanımlar bir birlerinden farklı olgular içerse bile aslında bir birleri ile ilişkilidirler.

Sosyalistlerin bakış açısına göre, küreselleşme ekonomide, kültürde, toplumda ve siyasette birbiriyle ilişkili değişiklikleri içeren sürekli bir süreçtir. Bu alanların ülkeler, milletler, bölgeler, toplumlar ve hatta dünyanın izole bölgeleri arasında ki entegrasyon süreci olduğu söylenebilir.

Kültürel açıdan küreselleşme normların, değerlerin, davranışların, fikirlerin ve yaşam biçimlerinin yayılmasını ve bütünleşmesini ifade eder. Siyasette ise küreselleşme, küresel olarak kullanılan yönetim biçimlerinin gelişmesi olarak tanımlanabilir. Ekonomik açıdan küreselleşme, kapitalizmin dünyanın dört bir yanının küresel olarak bütünleşmiş bir ekonomik sisteme girmesi için yayılması anlamına gelir. Bu açıdan küreselleşme, dünya çapında uluslararası sermaye hareketlerini ve ticaretin liberalleşmesini sağlayan bir gelişmedir.

Küreselleşmenin Gelişimi

Dünya Bankası’na göre, küreselleşmenin ilk dalgası 1870 ve 1914 yılları arasında gerçekleşti. Bu durum bir birikimin sonucuydu. Deniz taşımacılığındaki gelişmeler, telgrafın icadı, demir yollarındaki gelişmeler, Batı için deniz aşırı ülkeler üzerindeki ekonomik, politik ve askeri etkilerini yayma fırsatı yaratmıştır. Bu da toplumları ve milletleri birbirleri ile birleştiren bağların artmasına yol açmıştır.

1914-1945 arasında küreselleşme süreci çok yavaşladı çünkü bu yıllar boyunca Dünyada 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı ve Büyük Buhran gibi büyük olaylar yaşandı.

1. ve 2. Dünya Savaşlarından sonra, küreselleşme hız kazanmaya başladı. IMF (Uluslararası Para Fonu), Dünya Bankası, GATT (Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) vb. gibi uluslararası kuruluşların kurulması bu durumda önemli rol oynamıştır. Bu kurumların katkısıyla, ikinci küreselleşme dalgası 1945 ile 1970’lerin sonu arasında gerçekleşti. Bretton Woods sisteminin çöküşüyle, sabit döviz kuru sistemi terk edildi ve ABD, Japonya, Almanya ve İngiltere gibi gelişmiş ülkeler sermaye hareketleri üzerindeki kısıtlamaları kaldırdılar. Bu, ikinci küreselleşme dalgasının kritik noktalarından biriydi.

1980’lerin başından sonraki dönem, küreselleşmenin üçüncü dalgası olarak adlandırılmaktadır. Üçüncü dalga, diğerinden daha farklı, karmaşık ve çok boyutludur. Firmaların sektördeki faaliyetleri, pazarlardaki hızlı değişimler, ürün ve üretim teknolojilerindeki büyük değişiklikler ve rekabetin artması üçüncü küreselleşme dalgasına yol açtı. Ayrıca 1990’lardan sonra askeri açıdan iki kutuplu dünya ortadan kalktı. Bu durum, küreselleşmenin üçüncü dalgasındaki hızının artmasını etkileyen önemli unsurlardan birisidir.

Küreselleşmenin Boyutları

A) Küreselleşmenin Ekonomik Boyutu

Ekonomik küreselleşme, dünya üzerindeki ekonomilerin entegrasyonunu ifade eder. Bu ifade, küreselleşmenin dünyayı tek bir pazar olarak gördüğü anlamına gelir. Başka bir deyişle, ülkeler arasındaki mal, sermaye ve iş gücü akışlarındaki artış nedeniyle ülkeler arasındaki ilişkilerde ki artışa işaret etmektedir. Ticari faaliyetlerdeki artış nedeniyle, uluslararası bağımlılık ve işbirliği artmıştır. Bazı gelişmelerin küresel ölçekte ticaretin artması üzerinde etkisi vardır. Bu gelişmelerin önemli olanları GATT (Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması)’ın yapılması ve özellikle iletişimdeki teknolojik gelişmelerdir.

B) Küreselleşmenin Siyasi Boyutu

1970’lere kadar devlet, bazı liberal politikalar ve işbirliği için bazı çabalar olsa bile belirleyici unsurdu. 1970’teki krizden sonra devletin rolü tartışmaya açıldı. Bu tartışmaların temelleri, devletin gücü, konumu, mekanizması ve şekliydi. Küreselleşme sürecinde devletin rolünü zayıflatan durumlar şöyle özetlenebilir;

  • IMF (Uluslararası Para Fonu) ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlar, küresel entegrasyonu artırırken devletlerin karar alma süreçlerini etkilemiştir.
  • Kurumlar, bireyler ve devletin uluslararası hukuk tarafından birer özne olarak ele alınması, devletin egemenliğini sınırlamıştır
  • Dünya ekonomisinde sermayenin küreselleşmesiyle devletin egemenliği azalmaya başlamıştır.

C) Küreselleşmenin Teknolojik ve İletişimsel Boyutu

1980’lerden beri teknolojideki gelişmeler ve iletişim, bu teknolojilerin ve iletişimin her alanda kullanımı, mesafelerin eski anlamını ortadan kaldırmıştır. Küreselleşme bağlamında, politikadan, kültüre, ticaretten çevre sorunlarına, özellikle de finansmana kadar her alanda etkisini göstermiştir. Teknoloji küreselleşme için yeterli şart değildir, ancak zorunlu şarttır. Teknoloji ve iletişim alanındaki gelişmeler küreselleşme sürecini hızlandırmaktadır.

D) Küreselleşmenin Kültürel Boyutu

Küreselleşmenin kültürel yönü, toplumlar ve milletler arasındaki iletişim ve etkileşimdeki sürekli artış olarak açıklanabilir. Ayrıca, tüketim kültürünün ve popüler kültürün etkileri nedeniyle toplulukları birbirine benzetme süreci olarak da görülebilir. Küresel bir dil olarak İngilizce’nin kabul edilmesi, aynı şarkıları dinlemek vb. kültürün küreselleşmesinin kanıtlarındandır.

Not: Özel veya online ders (matematik, ingilizce, işletme, ticaret, muhasebe, iktisat, uluslararası finans, yönetim ve örgütlenme, vs.) lütfen mail atınız. emre_funny@hotmail.com

Ankara Yıldırım Beyazıt University

Önceki

EMEK PİYASALARI

Sonraki

“weil”, “da”,”wegen” ve “denn” kelimeleri arasında ne fark var