YÖNETİM YAKLAŞIMLARI

Yönetim insanlığın varoluşundan bu yana hayatın bir parçası olsa da, akademik bir konu olarak incelenmesi 1800 lerin sonu ve 1900 lerin başına dayanmaktadır. Bu tarihlerden günümüze kadar bu konu ile ilgili üretilmiş teorileri 3 ana dönemde incelenebilir. Bunlar, klasik (geleneksel) teorileri dönemi, neo-klasik (davranışsal) teorileri dönemi ve modern teorileri dönemidir. Bu yazı bu üç dönemi de özet bir şekilde sunmayı amaçlamakta ve bu bağlamda detay bilgiler vermekten kaçınmaktadır.

Klasik (Geleneksel) Yönetim Teorileri

1) Bilimsel Yönetim Yaklaşımı

Bu yaklaşımın öncüsü Taylor’dır. Taylor’a göre bir iş, gözlem ya da deneyler sonucu elde edilen bilgiler göz önüne alınarak oluşturulmuş standartlara dayanarak yönetilmelidir. Taylor bilim ile yapılan işleri bir arada inceleyen ilk kişi olarak nitelendirilebilir.

2) Yönetim Süreci Yaklaşımı

Bu yaklaşımın öncüsü Fayol’dır. Taylor yönetime alt kademeden (işçi, usta başı vs.) yaklaşırken, Fayol üst kademe yönetim birimini geliştirmeye çalışmıştır. İşletmenin bir çok faaliyetten meydana geldiğini ve bunlardan birisinin de yönetim olduğunu söylemiştir. Yönetimi; planlama, organize etme, yürütme, koordinasyon ve kontrol fonksiyonlarından oluşan bir süreç olarak görmüştür.

3) Bürokrasi Yaklaşımı

Bu yaklaşımın öncüsü Weber’dir. Weber’ göre en iyi yönetim şekli bürokrasidir ve iyi bir bürokrasinin özelliklerini tanımlamıştır. Bunlardan bazıları şu şekildedir;

  • İyi bir bürokraside fonksiyonel uzmanlaşmaya dayanan bir iş bölümü vardır,
  • Açık bir hiyerarşik yapı vardır,
  • Herkesin uyacağı kurallar, yöntemler ve ilkeler vardır ve bunlar açıktır,
  • Sıkı bir ast-üst ilişkisi vardır.

Neo-Klasik (Davranışsal) Yönetim Teorileri

1) Hawthhorne Araştırmaları

Elton Mayo nun yürüttüğü bu araştırmalar neo-klasik dönemim kapılarını aralamıştır. Bu araştırmaların en önemli keşfi iş ortamında sosyo-psikolojik faktörlerin işçilerin performansları üzerinde etkili olduğu gerçeğidir. Bu araştırmalarla literatür işten çok işçiye önem verilmesi gerektiğini anlamaya başlamıştır.

2) X ve Y Teorisi

X ve Y teorisi Dougles McGregor tarafından ortaya atılmıştır. McGregor iki farklı insan tipi tanımlayan iki farklı teori öne sürmüştür. Bunlardan bir X teorisi diğeri ise Y teorisidir. X teorisine göre insanlar doğası gereği çalışmayı ve sorumluluk almayı sevmez. Bu yüzden bir işi yaptırabilmek için zorlama, tehdit, denetleme, ve ceza gibi yöntemler gerekldir. Dolayısıyla X teorisi; otoriter davranışları, ayrıntılı iş tanımlarını, sıkı denetimi, katı disiplin ve ceza sistemlerinin gerekliliğini vurgular. Y teorisine göre ise insan çalışmayı ve sorumluluk almayı sever. Bu yüzden insanları belli amaçlara inandırmanın gerekli olduğunu söyler. Dolayısıyla fikirlere saygılı ve insancıl bir yönetim yaklaşımını ön görür. McGregor ise yöneticilerin başarı için Y teorisini benimsemeleri gerektiğini savunur.

3) İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Maslow tarafiından ortaya atılmıştır. Maslow insan ihtiyaçlarını beş temel kategoriye ayırmıştır ve bu ihtiyaçların sırasıyla karşılanmasının işçileri motive edip performansını artıracağını dolayısıyla yöneticiler bu ihtiyaçları göz önünde bulundurması gerektiğini savunmuştur. Aşağıdaki şekilde Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini görebilirsiniz.

Maslow'un sunmuş yönetimler için sunmuş olduğu ihtiyaç hiyerarşisi

4) İşbirliği Teorisi

Bu teori Bernard tarafından öne sürülmüştür. Bernard’a göre örgüt ömrü verime dayanır. Verimin ise iki şeye bağlı olduğunu söyler. Bunlar şirketteki üyelerin (işçiler, yöneticiler, vs) ihtiyaçlarının karşılanması ve şirket amaçlarının gerçekleşmesidir. Bu iki şey bir birinden ayrı değildir.

5) Füzyon Teorisi

Bakke tarafından ileri sürülmüştür. Kısaca, örgüt insanı ve insanda örgütü kendi amaçları için kullanmaktadır.

Modern Yönetim Teorileri

1) Sistem Yaklaşımı

Bu yaklaşım işletmenin birçok sistemden oluştuğunu öne sürer ve bu sistemleri bir bütün olarak inceler. İç ve dış çevreyi bir bütün olarak görür.

2) Durumsallık Yaklaşımı

Bu yaklaşıma göre “en iyi yönetim” yoktur. Her insan ve durum farklıdır. En iyi yönetim tarzı insana, teknolojiye, ve çevreye göre değişiklik göstermektedir. Yönetim evrensel değildir.

Yönetim Yaklaşımlarının Zaman İçinde Evrilmesi

İlk ortaya çıkan klasik yaklaşımlarının ana odak noktası verimliliktir. İnsan duygularını insan tabiatını dikkate almaz ve insanı adete üretim bandında yer alan bir makine gibi görür. Ayrıca şirketin kapalı bir çevreye sahip olduğu yani dış faktörlerden etkilenmediğini düşünür veya en azından bu faktörlerin farkında değildir.

Her ne kadar Neo- Klasik Yaklaşımlardan da Klasik Yaklaşımlar gibi şirketin kapalı bir çevrede olduğunu düşünseler de, Neo-Klasik Yaklaşımları Klasik Yaklaşımlardan ayıran en büyük özellik iş ortamında insanın psikolojik yapısının da performansı etkilediği gerçeğini yaklaşımlarına yerleştirmiş olmalarıdır.

Modern Yaklaşımlar ise Klasik ve Neo-Klasik Yaklaşımlar arasındaki bağlantıyı kurmayı hedeflemişlerdir. En büyük farkları ise örgütün açık bir sistem içinde olduğu fikrine sahip olmalarıdır. Bu da örgütü etkileyen dışsal faktörleri de incelemelerine yol açmıştır

.

Yönetim

Linkteki yazıyı da beğeneceğinizi düşünüyoruz!!!!!!

Tags: , , , , , , ,

Categorised in: Economics, Economy

This post was written by Emre Bilgiç

Ankara Yıldırım Beyazıt University

Önceki

TÜREV ÜRÜNLER TÜRLERİ STRATEJİLERİ

Sonraki

Almanca derjenige, diejenige, dasjenige kelimelerinin anlamı