Almanca: Konjunktiv II

Konjunktiv II

Başlarken…

  • KII’ı gerçek dışı ifadelerde kullanırız. Ne yapmak isterdiniz? Ya da ne yapmış olmayı isterdiniz? Fakat gerçekte yapmıyorsunuz ve yapmadınız. KII’ı ayrıca istek cümlelerinde ve taleplerimizi nazikçe belirtmek için kullanırız.
  • Şimdiki zamanın dilek kipi iki şekilde yapılabilir: “würde + infinitiv” ya da fiilin geçmiş zaman haline(imperfekt) bağlı kalarak tek bir kelime ile.

Çoğu öğretmen ve ders kitaplarının birçoğu Konjunktiv II’ı karmaşık halde anlatır. KII karmaşık gelebilir fakat o kadar da korkulacak bir şey yok. Aslında belki farkında değiliz ama bu yapıyı günlük hayatta o kadar çok sık kullanıyoruz. Belki bu yüzden dikkatimizden kaçıyor. Oysa bir restoran, lokanta ya da kafeteryada aşağıdaki gibi bir konuşmaya çok defa duymuşsunuzdur:

Garson: Guten Abend!

Kızlar Guten Abend!

Garson: Was möchten Sie trinken?

Didem: Ich nehme ein Glas Eistee.

Ecem: Ich möchte ein Glas Cola.

Fiona: Für mich bitte eine große Flasche Bier.

Garson: Was möchten Sie essen?

Bu gibi durumlarda KII’nin çıkış sebebi: sanki insanlara, ben bunu istiyorum, deyince onlara emir veriyormuş gibi hissedilmesi, sert bir ifade olarak görülmesidir. Bu emri vaki durumu ortadan kaldırmak için KII’dan yardım alıyoruz.

Not:“Ich möchte…” Ich will…’in nazik ve kibar halidir.

Acaba pencereyi kapatabilir miydiniz? Sinemaya gidelim mi diyecektim? Biz bira içecektik? v.b. gibi nazik hitapları KII yardımıyla yapıyoruz.

Gördüğünüz gibi KII’yi günlük hayatta çok sık kullanıyoruz. Kuşkusuz defalarca “Ich möchte” dediniz. Aslına bakarsanız diğer fiillerin de KII yapılışı bu şekildedir.

mögen* fiilinin çekimi:

mag, möchte, habe gemocht

mögen fiilinin istemek hoşlanmak, arzu etmek, beğenmek, sevmek, ihtimal vermek gibi anlamları vardır. Fakat ya bir cümlede mögen ile beraber başka bir yardımcı fiil varsa?

O zaman cümlede iki tane infinitiv(mastar) olur. Perfekt ve Plusquamperfekt’te modal fiillerle cümle kurarken, modal fiil asıl fiili de yanına alarak cümlenin sonuna gider.

Wie z.B.:

wir hatten swimmen mögen.(Yüzmek hoşumuza gitmişti.)

ich habe zu Hause allein bleiben können(Evde tek başıma kalabildim.)**

 

Not*:Bu tablo içinde anlattıklarımız KII ile alakalı bir konu değildir. KII’de en çok kullanılan modal fiil mögen’i yakından tanımak için bu bilgileri verdim.

Not**:Bu durum diğer modal fiiller için de geçerlidir.

 

Derse başlıyoruz…

 

ich würde gehen
ich ginge
 Giderdim, gidecektim

 

Her iki kullanım da aynı anlamı verir. Fakat tek kelimelik olan daha resmi olarak görülür ve kullanılmaktan kaçınılır. Ancak haben, sein ve modal fiillerin tek kelimelik kullanımı tercih edilir. Diğer bütün fiillerin kullanımı sizin tercihinize kalmış. Fakat eğer kullanımda şüpheye düşerseniz, yanlış kullandığınızı düşünüyorsanız “würde + infinitiv” şeklinde olanı kullanabilirsiniz. Ama yine de bu biçimi işin kolaya kaçma biçimi olduğu için her zaman kullanmanızı tavsiye etmiyorum.

Şimdiki Zamanın Dilek Kipi(Gegenwartsform von KII)

  • Modal fiillerle kurulan şimdiki zamanın dilek kipini umduklarımızı, beklentilerimizi belirtmek için kullanırız.
Manni sollte die Tasche nicht vergessen. Manni’nın çantasını unutmaması gerekir.[çünkü Manni’nın çantasını unutmayacağını bekliyoruz.]
Dann müsste Lola nicht rennen. O zaman Lola koşmak zorunda kalmaz.

Yukardaki cümlelerde Manni henüz çantasını unutmadı ve Lola henüz koşmak zorunda kalmadı. Olayların sadece beklediğimiz gibi gelişmesini umuyoruz.

Präsens Konjunktiv Formen(Şimdiki zamanın dilek kipi)

İçinde bulunduğumuz anda olmasını istediğimiz arzularımızı da biz KII ile belirtiyoruz.

Şimdiki zamanın dilek kipi iki formülle yapılır

(1)Würde +mastar(infinitiv) ve (2)bir kelimenin geçmiş zaman halinden faydalanarak. Bir kelimeyi geçmiş zaman formuna sokmak için fazla geçmişe gitmenize gerek yok. Praeteritum(imperfekt) yeterlidir.

ich würde gehen

ich ginge

Gitmek isterdim(gitsem)
ich würde tanzen
ich tanzte
Dans etmek isterdim(dans etsem)

Dilek kipi ile biz gerçekten istediğimiz şeyleri belirtsek dahi aslında yapamadığımız ya da bizim olmayan şeyleri istiyoruz.

Geçmiş Zamanın Dilek Kipi(Vergangenheitsform von KII)

  • Geçmiş zamanın dilek kipini oluşturmak için sadece bir yöntem vardır. Bu kipi oluşturmak için fiilin Praeteritum çekiminden faydalanırız. Tabi fiil Praeteritum ile karışmasın diye sesli harf üzerine umlaut yapıştırırız.

Örnekler:

Infinitiv Perfekt Konjunktiv II Türkçe
essen ich habe gegessen

(yedim)

ich hätte gegessen Yeseydim
rennen ich bin gerannt

(kaçtım)

ich wäre gerannt Kaçsaydım

 

Geçmiş zamanın dilek kipini oluşturmak için sadece haben’ı hätte’ye ve sein’ı wäre’ye çeviriyoruz.
Geçmiş zamanın dilek kipini modal fiillerle oluşturmak için iki defa infinitiv kullanmanız gerekir. Asıl fiil hareket ya da bir durum değişikliği bildiren fiil olsa bile yardımcı fiil daima hätte olur. Aşağıdaki örneklerde Manni çantasını unuttu ve Lola koşmak zorunda kaldı.

Manni hätte die Tasche nicht vergessen sollen. Manni’nın çantasını unutmamış olması gerekirdi.
Dann hätte Lola nicht rennen müssen. O zaman Lora koşmak zorunda kalmış olmazdı.

Yapılan ortak hatalar Konjunktiv kullanımının henüz tam olarak anlaşılmadığını gösteriyor. Bu hatalardan biri würde’nin kullanılmasında görülüyor, çoğu kişi würde’yi Perfekt bir fiille kullanıyor. Oysa würde şimdiki zamanın dilek kipinde kullanılmalı ve kendinden sonra gelen fiil mastar halde olmalı. Bir diğer ortak hata ise hätte ve wäre’nin kullanımında.

Çoğu kişi hätte ve wäre’yi mastar bir fiille kullanıyor. Oysa hätte ve wäre geçmiş zamanın dilek kipinde kullanılmalıdır. Dolayısıyla hätte ve wäre’den sonra Perfekt fiil gelmelidir.

Falsch Richtig
Ich würde gegangen. Ich würde gehen.[=giderdim/gidecektim.]
Ich wäre gehen. Ich wäre gegangen. [=gitmiş olsaydım, gitseydim ya da gitmiş olmayı isterdim]

Geçmiş zamanın dilek kipini oluşturmak için sadece bir yöntem vardır. Bu yöntem fiilin Praeteritum çekimine bağlıdır. Geçmiş zamanın dilek kipini oluşturmak için sadece haben’ı

hätte’ye sein’ı wäre’ye dönüştürün.

Infinitiv Perfekt Konjunktiv II Türkçe
essen ich habe gegessen ich hätte gegessen Yemiş olsaydım
tanzen ich habe getanzt ich hätte getanzt Dans etmiş olsaydım
mitsingen ich habe mitgesungen ich hätte mitgesungen Koroya katılmış olsaydım.
feiern ich habe gefeiert ich hätte gefeiert Eğlenmiş olsaydım
verstehen ich habe verstanden ich hätte verstanden Anlamış olsaydım
rennen ich bin gerannt ich wäre gerannt Kaçmış olsaydım
springen ich bin gesprungen ich wäre gesprungen Atlamış olsaydım
explodieren ich bin explodiert[1] ich wäre explodiert Patlamış olsaydım
aufwachen ich bin aufgewacht ich wäre aufgewacht Uyanmış olsaydım

Adından da anlaşılacağı üzere geçmiş zamanın dilek kipinde artık her şey geçmişte kalmıştır. Ne kadar dilerseniz dileyin zamanı geri döndürüp pişmanlığınızı gideremezsiniz. Yapmış olsaydım ya da yapmamış olsaydım demek fayda etmeyecektir. Tek yapmanız gereken pişmanlık duyduğuz şeyi gelecekte tekrarlamamaya çalışmak olmalıdır.

Tek Sözcük ile KII yapmak

Bir fiili KII yapmak için fiili Präteritum zamanda çekimliyorduk. Ama bu defa konuşmacı bir dilekte mi bulunuyor yoksa geçmişte yaptığı bir olayı mı anlatıyor? Bunu anlamak mümkün değil. Bu karışıklığı önlemek için fiilin sesli harfinin üzerine umlaut ekliyoruz. Bazı fiiller ise umlaut almaya müsait olmuyor örneğin “gehen”.

Bir kısım fiiller ise umlaut almaya müsait olsa bile bu kullanım tercih edilmez. KII çekimi tercih edilmeyen fiiller ve umlaut almaya müsait olmayan fiiller KII ve Präteritum karışmasın diye würde +infinitiv kuralı ile KII yapılır. Zayıf fiillerin Präteritum çekimi ile KII çekimi birbirine çok benziyor. Sesli harflerinin üzerine umlaut yapıştırdığımızda ise söylemi tuhaf bir ses oluşuyor. Bu yüzden zayıf fiiller würden + infiniv formülü ile KII yapılır.

Praeteritum (dans ettim) Konjunktiv II (Dans etsem)
ich tanzte ich tanzte
du tanztest du tanztest
er/sie/es tanzte er/sie/es tanzte
wir tanzten wir tanzten
ihr tanztet ihr tanztet
sie/Sie tanzten sie/Sie tanzten

Kuvvetli fiilleri KII forma sokmak için fiilin Praeteritum kökünü alıyoruz ve eğer mümkünse sesli harfinin üzerine umlaut yapıştırıyoruz. Fiil zaten –en ekiyle bitmiyorsa köke -e ekliyoruz. Çekim ekleri ise zayıf fiillerin çekim eklerinden farklı değildir.

Buna göre genellikle KII’ı oluşturmak için:

  1. Fiilin Praeteritum(imperfekt) kökünü alırız.
  2. Köke –e ekliyoruz(Çoğulda zaten –en yoksa)
  3. Mümkünse kökteki a,o,u sesli harflerin üzerine umlaut ekliyoruz.
  4. Şahıs zamirlerine göre çekimliyoruz.
Dikkat ! sollen ve wollen KII formda sesli harfleri üzerine umlaut almaz.

 

Praeteritum (gittim/gördüm/kaçtım/sürdüm) Konjunktiv II (gitseydim/görseydim/kaçsaydım/sürseydim)
ich ging/sah/lief/fuhr ich ginge/sähe/liefe/führe
du gingst/sahst/liefst/fuhrst du ging(e)st/säh(e)st/lief(e)st/führ(e)st
er/sie/es ging/sah/lief/fuhr er/sie/es ginge/sähe/liefe/führe
wir gingen/sahen/liefen/fuhren wir gingen/sähen/liefen/führen
ihr gingt/saht/lieft/fuhrt ihr ging(e)t/säh(e)t/lief(e)t/führ(e)t
sie/Sie gingen/sahen/liefen/fuhren sie/Sie gingen/sähen/liefen/führen

 

Bu kuralın dışında kalan istisnalar vardır. Özellikle karışık fiiller. Bazı karışık fiillerin kökünde sesli harf değişikliği olurken bazılarında olmaz (denken => dächte, bringen => brächte, wissen => wüsste, ancak nennen => nennte, rennen => rennte usw.).

Bazı kuvvetli fiillerin kökünde tahmin edilebilir bir ses değişikliği olurken bazılarının sesli harfini doğru değiştiremeyiz. Ama neyseki bu gruba giren yani dilek kipi doğru tahmin edilemeyen fiiller kullanımdan kalkmıştır. Sadece aşağıda karşınıza en çok çıkabilecek olanları veriyorum, çünkü bu fiillerle bir yazıda, kitapta ve sohbette karşılaşma ihtimaliniz çok yüksektir.

wissen wüsste
bringen brächte
denken dächte
stehen stünde
sterben stürbe

Bu fiilleri KII forma başarılı bir şekilde dönüştürebileceğinizi tahmin etmiyorum. Bunlarda basitce würde + infinitiv formunu kullanın. Wissen hariç diğerleri için würde + infinitiv en uygun olanıdır.

Würde + infinitiv mi yoksa Tek kelimelik form mu?

Her iki formda aynı anlama gelir. Fakat tek kelimelik form daha resmi gelebilir ve giderek kullanımdan düşüyor. Buna karşın haben, sein ve modal fiillerin würde + infinitv kullanımı yoktur. Diğer fiiller için hangi formu istersen kullan ama kuşkuda kalırsan hemen würde + infinitiv’i yapıştır gitsin. İşte bazı ayrıntılar:

Neredeyse tamamen tek kelimelik form kullanım olan fiiller

haben ich hätte
sein ich wäre
können ich könnte
müssen ich müsste
dürfen ich dürfte
mögen ich möchte
sollen ich sollte
wollen ich wollte

Tek kelimelik formu daha sık kullanılan fiiller

brauchen ich bräuchte
finden ich fände
geben ich gäbe
gehen ich ginge
kommen ich käme
tun ich täte
wissen ich wüsste

Diğer fiillerin birçoğu için tek kelimelik kullanım resmi kaçar diyebiliriz

Zayıf Fiiller

Zayıf fiillerin KII formu ile Präteritum formu aynıdır. (sagen => ich sagte; lachen => ich lachte usw.). Bu kafa karışıklığı yaratır. Bu yüzden zayıf fiillerin würde + infinitiv formu tercih edilmelidir.

Modal Fiillerle Dilek Kipi

Şimdiki zamanın modal fiillerlerle dilek kipinde beklentilerinizi belirtirsiniz.

Manni sollte die Tasche nicht vergessen. Manni’nin çantasını unutmaması gerekir(di).
Dann müsste Lola nicht rennen. O zaman Lora koşmak zorunda kalmaz(dı).

Unutmayın dileği şimdiki zaman için dilediğiniz için henüz dileğiniz yatmış değil. Eğer “sollte” değil “soll” yani indikativ kullansaydık emir vermiş olurduk, “sollte” kullanarak hem kibar hem de dilekte bulunmuş oluyoruz.

Modal fiillerle geçmiş zamanın dilek kipini oluşturmak için cümlede iki tane mastar kullanıyorsunuz. Asıl fiil hareket ve durum değişikliği bildiren bir fiil olsa dahi yardımcı fiil her zaman “hätte” olur.

Manni hätte die Tasche nicht vergessen sollen. Manni çantasını unutmamış olmalıydı.
Dann hätte Lola nicht rennen müssen. O zaman Lola koşmak zorunda kalmış olmazdı.

Bazen öğrenciler cümlede iki tane mastar kullanımını zor buluyor, ama aslında zor olan ihtiyacınız olan tek şey mastarlar olduğu için onları kullanmanız gerektiğini hatırlamaktır. Yardımcı fiil her zaman hätte olmalı wäre. değil. İşte bazı örnekler:

Mama, wenn wir heute kein Simit gehabt hätten, hätte ich Brezel essen können. Anne bugün simidimiz kalmamış olsaydı, Brezel[Alman simidi]yemiş olabilirdim.

Modal fiillerle geçmiş zamanın dilek kipi genelde können ile geçmişte yapabilmiş olsaydım, sollen ile > geçmişte yapmam gerekseydi, müssen ile yapmak zorunda olsaydım ya da gerçekten yapmam gerekseydi. İşte bütün ihtimallerin bir tablosu:

Ich hätte lachen können Gülmüş olabilseydim
Ich hätte lachen sollen Gülmem gerekseydi.
Ich hätte lachen müssen Gülmek zorunda kalmış olsaydım Ya da Gerçekten gülmem gerekseydi .
Ich hätte lachen dürfen Gülmeye iznim olsaydı.
Ich hätte lachen wollen Gülmek isteseydim.
Ich hätte lachen mögen [oldukça nadir kullanılır.] Gülmek hoşuma gitseydi.

 

“können”: Indikativ mi Konjunktiv mi?

Gelecekte bir şeyi yapabilmeyi arzu ediyorsanız dilek kipi: Ich könnte ein ‘A’ in diesem Kurs bekommen. Ama geçmişte yapabildiğiniz ya da yapamadığınız durumlar için können’in geçmiş zaman çekimi[Praeteritum] dilek kipi değil: Ich konnte letztes Semester ein ‘A’ in meinem Deutschkurs bekommen.[konnte’nin üzerinde umlaut yok] Geçmişte yapabilirdiniz, yapmış olabilirdiniz ama yapmadınız böyle durumlar için iki mastarlı geçmiş zamanın dilek kipini kullanmalısınız: Ich hätte ein ‘A’ bekommen können, wenn ich mehr gelernt hätte.

 

 

 

Daha fazla örnekler:

 

Ich konnte schlafen Uyuyabildim. [==> uyudum]
Ich könnte schlafen Uyuyabilsem.[Şimdi ya da gelecekte yapabileceğim bir şey]
Ich hätte schlafen können Uyuyabilirdim. [Ama uyumadım]
Ich konnte mein Fahrrad reparieren Bisikletimi tamir edebildim.[==> Bisikletimi tamir ettim.]
Ich könnte mein Fahrrad reparieren Bisikletimi tamir edebilsem.[ Şimdi ya da gelecekte yapabileceğim bir şey]
Ich hätte mein Fahrrad reparieren können [oldukça nadir kullanılır] Bisikletimi tamir edebilirdim. [ama etmedim.]

Konjuktiv II’nin Kullanıldığı Yerler

Teknik olarak KII bir tense değil aksine bir kiptir (Modus). Kulağa biraz garip gelebilir, ama emin olun eğlencelidir. KII tamamen sizin ruh halinizi yansıtır. Bazen içinde bulunduğunuz ruh halinde gerçekler için bildirme(haber) kipini kullanırsınız, ama bunun dışında kalan anlar için “ne olsun isterdiniz” “nasıl olsun isterdiniz” “ne olmak isterdiniz” “arzularınız neler” “keşke ifadeleriniz” KII dilek kipini kullanırız.

KII’yi bir şey nasıl olsaydı, olmalıydı ya da olabilirdi gibi durumlar hakkında konuştuğuz zaman kullanıyoruz. Ama tüm bu ifadeler aslında konuştuğunuz gibi değil ve olmadı. Bu ifadeler gerçeği yansıtmayan gerçek dışı ifadelerdir. İşte bazı örnek ifadeler:

Her gün Döner yiyorum.

Ich esse Döner jeden Tag.

Her gün Döner yerdim. (eğer deli olsaydım). ==>aslında her gün Döner yemiyorum.

Ich würde jeden Tag Döner essen.

Ödevlerimi zamanında yaptım.

Ich habe meine Hausaufgaben pünktlich gemacht.

Ödevlerimi zamanında yapmış olurdum. (Dün kütüphanede eğer rüyalarımın kadını/adamı ile karşılaşmamış olsaydım. ==> Aslında ödevlerimi zamanında yapmadım.

Ich hätte meine Hausaufgaben pünktlich gemacht.

Ödevlerimi daha sonra teslim ettim.

Ich habe meine Hausaufgaben später abgegeben.

Ödevlerimi daha sonra teslim etmiş olurdum.(Eğer eski arkadaşım delirmeseydi ve odamı yakmasaydı. Çünkü güya biz hala çıkıyormuşuz ve diğer insanları görmeye iznim yokmuş. ==> Aslında ödevlerimi daha sonra teslim etmedim.

Ich hätte meine Hausaufgaben später abgegeben.

Ödevlerimi her gün yapıyorum.

Ich mache meine Hausaufgaben jeden Tag.

Her gün ödevlerimi yapardım. (Ama aşk hayatım engel oluyor.) ==> Aslında ödevlerimi her gün yapmıyorum.

Ich würde meine Hausaufgaben jeden Tag machen.

Varsayım aşklar hakkında kafa yormam.

Ich denke nicht zwanghaft [=saplantı derecesinde] an hypothetische Romanzen.

Varsayım aşklar hakkında kafa yormazdım (Ama sorunlarım var). ==> Aslında varsayım aşklar hakkında kafa yoruyorum.

Ich würde nicht zwanghaft [=saplantı derecesinde] an hypothetische Romanzen denken.

Wenn’li İfadeler

Genellikle wenn’li ifadeler gerçeği yansıtmayan ifadelerdir. Eğer X durumu olsaydı, o zaman Y durumu olurdu.(ama aslında X durumu yok)

Wenn ich reich wäre, würde ich einen Opel Speedster kaufen. Eğer zengin olsaydım bir Opel Speedster satın alırdım[Ama zengin değilim ve onu alacak gücüm yok].
Wenn ich Salieri gekannt hätte, hätte ich ihn über Mozart gefragt. Eğer Salieri’yi tanımış olsaydım, Mozart hakkında ona sormuş olurdum. [ama onu tanımadım ve ona sormadım.]
Wenn ich mehr Zeit hätte, würde ich mehr Beispiele schreiben. Eğer zamanım olsaydı daha fazla örnekler yazardım.[Ama yok, bu yüzden yazmıyorum ve senin daha fazla örneğe ihtiyacın yok, doğrumu?]

Wenn’li[eğer ifadeleri] cümlelerde gelecek olaylar hakkında bildirme[indikativ] ve konjunktiv[dilek kipi] arasındaki seçim bazen sizin durumu nasıl algıladığınıza bağlıdır.

Indikativ Konjunktiv
Eğer yaparsan gelecekler. [Kişi bu ifadede senin yapacağını düşünüyor.]

Wenn du es baust, werden sie kommen.

Eğer yapsaydın gelirlerdi. [Kişi bu ifadeyi senin yapmayacağını düşünerek kuruyor]

Wenn du es bauen würdest, würden sie kommen.

 

Geçmişteki bazı alışkanlıklarımızı belirtirken kurduğumuz ifadeler Konjunktiv ile karışmasın. Tekrar hatırlatalım Konjunktiv II bir tense değil aksine ruh halimizi yansıtan bir kipti. Ancak eskiden alışkanlık haline getirdiğimiz davranışlarımızı biz gerçek zamanlarla(Zeitform) cümleye dökeriz.

– Ben küçükken dondurmacının sesini her duyduğumda ağlardım.

 

Bu ifade Konjunktiv değildir, siz bu cümlede alışkanlık haline getirdiğiniz bir eylemden bahsediyorsunuz. Böyle cümleleri Almancaya:

– Als ich ein Kind war[praeteritum], habe ich immer geweint[Perfekt], wenn ich den Eiswagen gehört habe.[Perfekt]” Şeklinde tercüme etmelisiniz.

 

Bu cümlenin tersi:

– Eğer dondurmacının sesini duysaydım, ağlardım.[Ama duymuyorum ve ağlamıyorum.]

 

“Wenn ich den Eiswagen hören würde, würde ich weinen.”

Konjunktiv II’nin kullanıldığı diğer yerler

Dilekler, Arzular

Sihirli lambanızdan sevimli bir cin çıksa ve size:

-Dile benden ne dilersen, dese

Ne dilerdiniz?

Bu sevimli cinden bir şey dilemek için KII’yi kullanmanız gerekir. Ama sihirli lambanız hiç olmadı ve içinden cin çıkmadı, öyleyse yukarda kurduğumuz cümleler de KII cümlesidir.

Ich wünschte,…

Bu “wünschen” fiilinin KII çekimidir. Bu size yanlış gibi gelebilir. Çünkü bir şeyin olmasını gerçekten istiyorsunuz. Gerçekten istediğiniz için indikativ kullanmak mantıklı olurdu. Ama burada KII kullanmak resmi dillerde(kurumlarda kullanılan dil) bile standart hale gelmiştir. Bu gariplik çocukların kullandığı masum ve şirin dilden geliyor galiba. Çocuklar:

“-Oyuncak bir ayıcığım olsun istiyorum” yerine “-oyuncak bir ayıcığım olsun isterdim” der. Böyle bir dileği hiç bir anne baba geri çeviremez. Çünkü “isterdim” kelimesi “istiyorum” kelimesinden daha derin arzu bildirir.

Wenn …nur

Keşke cümleleri, “nur” mutlaka kullanılmalıdır. Keşke cümlelerinde “nur” cümlenin başlarında kullanılır ama genelde özneden, dolaysız nesneden ya da bir zamirden sonra bulunur.

Es wäre toll, wenn… Harika olurdu, eğer…
Es wäre schön, wenn… İyi olurdu, eğer…

 

Ich wünschte, Ajdar würden verschwinden.

Ich wünschte, es gäbe keinen doofen Sänger.

Ich wünschte, ich könnte ein sehr beliebter Sänger sein.

• Ajdar ortadan kaybolup gitsin isterdim

• Hiç aptal şarkıcı olmasın isterdim.

• Çok sevilen bir şarkıcı olmak isterdim

Wenn Ajdar nur verschwinden würden.

Wenn es nur keinen doofen Sänger gäbe.

Wenn ich nur ein sehr beliebter Sänger sein könnte.

• Keşke Ajdar ortadan kaybolup gitse.

• Keşke hiç aptal şarkıcı olmasa.

• Keşke çok sevilen bir şarkıcı olabilseydim.

 

Es wäre toll, wenn Ajdar verschwinden würden.

Es wäre schön, wenn es keinen doofen Sänger gäbe.

Es wäre toll, wenn ich ein beliebter Sänger sein könnte.

• Ajdar kaybolup gitse çok harika olurdu.

• Hiç aptal şarkıcı olmasa güzel olurdu.

• Popüler bir şarkıcı olabilseydim harika olurdu.

 

 

Nazik Talepler

İnsan olmanın gereği hepimizin ihtiyaçları oluyor. Alışveriş yapıyoruz, çay, kola ve kahve içiyoruz. Peki bu taleplerinizi nasıl istiyorsunuz?

“-Ben bir kahve istiyorum.” Şeklinde mi? Eğer böyle istiyorsanız o zaman kabasınız. Kim bilir size hizmet eden garson belki çok kızmıştır ve eminim kahvenizi güzel hazırlamayacaktır. Fakat eğer şöyle derseniz:

 

“-Ben bir kahve isteyecektim.” Şimdi gayet kibar biri oldunuz.

 

Hatta bazı restoranlarda çok rastlıyorum, insanlar “bir tatlı verir misiniz?” yerine “bir tatlı alır mısınız?” diyor. Böyle demelerinin nedeni vermek istemekten daha üstün ve erdemli bir davranıştır. Bunu kendi hayatınızdan anlayabilirsiniz. Herkes sizden bir şey ister ama vermek isteyenler çok azdır.

Siz de cümlelerinizde ne kadar çok KII kullanırsanız o kadar kibar ve beyefendi/hanımefendi insan olursunuz.

 

Biraz nazik (indikativ) Daha nazik (Konjunktiv)
Bringen Sie mir bitte eine Cola. Würden Sie mir bitte eine Cola bringen?
Ich will eine Cola. Ich möchte eine Cola/Ich hätte gern eine Cola.
Können Sie mir helfen? [=Bana yardım edebilir misiniz?] Könnten Sie mir helfen? [=Bana yardım edebilir miydiniz?]
Geben Sie mir Ihr erstgeborenes Kind. Würden Sie mir bitte Ihr erstgeborenes Kind geben?

 

 

[1] wenn man sagt “Ich bin explodiert”, dann meint man, dass man sehr wütend ist und diese Wut auch laut zum Ausdruck gebracht hat.

“Ich bin ja wirklich nicht so leicht aus der Ruhe zu bringen, aber als mein kleiner Neffe alle meine Bücher mit Ketchup beschmiert hat, bin ich explodiert!”

Almanca

  

Önceki

Bu Uygulama Bilgisayarınızda Çalışamıyor Hatası ve Çözümü

Sonraki

websitenizin güvenliğini sağlamlaştırın

Bir cevap yazın

Email adresiniz paylaşılmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

Email aboneliği

Esakademi.com'dan iyi ve güzel haberler almak için listeye mailinizi ekleyin